1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. AK Parti siyaset akademisi başladı
AK Parti siyaset akademisi başladı

AK Parti siyaset akademisi başladı

AK Parti İstanbul milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, FETÖ'nün siyasi mücadeleyi bir yol, bir tercih olarak benimsemediğini belirterek,...

A+A-

AK Parti İstanbul milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, FETÖ'nün siyasi mücadeleyi bir yol, bir tercih olarak benimsemediğini belirterek, "Onlar bürokratik iktidarı elde etmek istiyorlardı" dedi

AK Parti Çorum İl Başkanlığınca, düzenlenen Siyaset Akademisi başladı. Akademide ilk dersi TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop verdi. Programa AK Parti Çorum milletvekili Ahmet Sami Ceylan, Belediye Başkan Vekili Ahmet Yabacıoğlu, AK Parti Genel Merkez Ar-Ge Başkan Yardımcısı Mahmut Sami Mallı, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Yaşar Anaç ve kursiyerler katıldı.

AK Parti'nin 2002 yılında iktidar olduğunu hatırlatan Şentop, 2002'den sonra milletin artık kullandığı oyla ülkede bir şeyleri değiştireceğinin farkına vardığını söyledi.

Siyasetin değeri ve gücü arttıkça bürokratik iktidarın gücünün azaldığına dikkat çeken Şentop, "2002 yılından sonra bu grafikte siyasi iktidarın çizgisi yükselirken, bürokratik iktidarın çizgisi düşüşe geçiyor. Bunların kesiştiği nokta AK Parti kapatma davasıdır. Orada bürokratik iktidar, siyasi iktidarı tasfiye etmek, bertaraf etmek için son büyük hamlesini yapmıştır ama AK Parti'yi kapatamamıştır. Kritik bir oyla partimiz kapatılamamıştır. İşte bu nokta, siyasi iktidarın yükseldiği, bürokratik iktidarın da düştüğü yerin kesiştiği noktadır" dedi.

15 Temmuz'da bürokratik iktidarın bittiğini anlatan Şentop, bürokratik iktidarın son bir hamle olarak kendi varlığını göstermeye çalıştığını ancak o tarihte bittiğini savundu.

AK Parti!de FETÖ yok mu yönünde ki sorularla ilgili de açıklama da bulunan Şentop, "Tablonun bütününü ele almadan vereceğimiz cevap yanlış olur. 1960'lardan sonra devlet iktidarı, siyasi ve bürokratik iktidar olarak ikiye bölündü. Ülkede siyasi görüşlerden farklı insanlar var. Solcular var, sağcılar var, milliyetçiler ve muhafazakarlar var. Bütün siyasi görüş sahipleri kendi görüşlerinin ülkede iktidar olmasını istiyorlar. İyi de iktidar ikiye bölünmüş, hangisini olacaksın? Siyasi iktidarı elde etmeyi mi hedefleyeceksin, yoksa bürokratik iktidarı mı ele geçireceksin? Solcular arasında bu tartışma 1965'ten sonra yoğun bir şekilde yaşandı. Solcular, tartışmalarını çok gürültülü yaptıkları için birçok kitap ve gazetelerde bunlar var. Bir kısmı "Biz parti kuralım, millete gidelim, görüşlerimizi benimsetelim ve iktidar olalım" demişler. Bir kısmı da "Siyasi iktidar ne ki? Siyasi iktidar oluyorsun ama ülkeyi yönetemiyorsun. Ülkeyi esas bürokrasi yönetiyor. Dolayısıyla biz, asker başta olmak üzere bürokrasi içinde örgütlenelim, bürokrasiyi ele geçirelim, bürokratik iktidarı ele geçirelim, devleti o şekilde yönetebiliriz" diyorlar. İşte bu bürokrasi içerisinde iktidar olmayı hedefleyen solcular, 9 Mart 1971'de darbe yapmak için harekete geçiyorlar ordu bunu durduruyor ama 12 Mart'ta ordu içerisindeki başka örgütlü yapı darbe yapıyor. Türkiye'deki sağ, muhafazakar ve dindar kesimler de 1960'lı yılların sonunda "siyasi iktidar mı, bürokratik iktidar mı?" sorusunu sormaya başladığı. Kendi görüşlerimiz iktidar olsun. Ülkeyi bu görüşler istikametinde yönetelim ama nasıl iktidar olacağız? Bir kısmı "bunun yolu siyasettir" diyor. Bu yolun sembolü, öncüsü Necmettin Erbakan'dır. Adalet Partisinden aday oluyor, adaylığı veto ediliyor. Daha sonra bağımsız olarak Meclis'e giriyor, sonra parti kuruyor, kapatılıyor, yeniden kuruyor, yeniden kapatılıyor. Bugün başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere hepimizin içinden gelmiş olduğu kültür budur. Millete görüşlerini anlatarak, milletin desteğini alarak siyasi iktidar olmaktır ama sağ, muhafazakar ve dindar çevrelerde başka görüşler de var. Bunlar içerisinde öne çıkan da FETÖ'cüler. Bunlar bu iş siyasetle olmaz. İktidar olsan ne olacak? Bir şey yapamıyorsun ki. Biz bürokrasiyi ele geçirirsek bu ülkede iktidar oluruz" diyorlar ve 40 yıldır emek harcadıkları bütün mücadele bu"

Siyasette de FETÖ'lerin olduğunu anlatan Şentop; " Siyasette FETÖ'cüler var mı? Tabii ki vardır ancak asker ve polis içerisinde var, burada niye o kadar yok?" demek yanlış. Çünkü öyle bir hedefleri yok. FETÖ'cülerin siyaset içerisinde örgütlenme, parti kurma ya da partiler içerisinde adam sokmak sayesinde siyasette etkili olmak gibi bir niyetleri yok çünkü onlar siyasi mücadeleyi bir yol, bir tercih olarak benimsemiş değiller. Onlar bürokratik iktidarı elde etmek istiyorlardı. FETÖ'cüler 40 yıldır bürokratik iktidarı ele geçirmek için o kadar çalıştılar, gayret gösterdiler ve tam bürokratik iktidarı ele geçirdiler, ülkede bürokratik iktidar bitti. İktidar sadece siyasi iktidardan ibaret hale geldié

Yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Şentop, "Ülke değişti. Gerçek manada yegane iktidarın milletin seçtiği iktidar olduğu anlayışı, bu ülkedeki siyasi paradigmanın değiştiğini ortaya koyuyor. Yani 27 Mayıs 1960'dan sonra bir siyasi düzen, anlayış ortaya konuldu. AK Parti 2002'den bu yana yürüttüğü siyasi faaliyet ve çalışma ile bu anlayışı, bu zihniyeti, bu paradigmayı değiştirdi. Şimdi bu yeni zihniyetin yeni bir anayasaya ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.