1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Ahmet Davutoğlu'ndan Ali Babacan'a önemli çağrı
Ahmet Davutoğlu'ndan Ali Babacan'a önemli çağrı

Ahmet Davutoğlu'ndan Ali Babacan'a önemli çağrı

Yeni parti kuracağı iddia edilen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, kendisi gibi AKP'den ayrılarak parti kurması beklenen Ali Babacan'a seslenerek önemli çağrıda bulundu.

A+A-

31 Mart Yerel Seçimleri sonra partisi AKP'ye yönelik yayımladığı manifesto ile dikkatleri üzerine çeken eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, hafta sonu Elazığ'da eleştirinin dozunu arttırak yüksek sesle bu kez Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP'yi eleştirerek "artık susma vakti değildir" diyerek önemli açıklamalarda bulunmuştu.

Davutoğlu'nun Elazığ'da yaptığı açıklamasında "Kapılar ardında konuştuğumuz gerçekleri kapı önlerinde susma vakti değildir. Ne yanlışlar yaptık ki bugün bu noktadayız? Yoksa şu veya bu kişinin bir partiden ayrılmasıyla o parti bölünmez. Tabanda büyük kitleler kopmaya başladıysa insanları neyle tehdit ederseniz edin o çözülüşü durduramazsınız" ifadelerini kullanmıştı.

Yaptığı bu açıklama ile yeni parti kuracağı iddialarını güçlendiren Ahmet Davutoğlu'nun 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile birlikte hareket eden ve kendisi gibi yeni bir parti kurmaya hazırlanan Ali Babacan'a önemli bir çağrıda bulunduğu iddia edildi. Yeniçağ gazetesi yazarı Orhan Uğuroğlu, bugün köşe yazısında iki ayrı parti yerine tek bir parti çatısı altında olmak için Davutoğlu, Babacan'a önemli bir çağrı da bulunduğunu yazdı.

"Tek parti" başlıklı Davutoğlu çağrısının iki ayağı var" diye yazan Uğuroğlu, "Birincisi, "Ali Babacan gel sen Genel Başkan ol ben Genel Başkan Vekili olarak yardımcın olayım..."İkincisi, "Ben Genel Başkan olayım, gel sen Genel Başkan Vekili olarak yardımcım ol…" dediğini belirterek "Davutoğlu'nun bu çağrısına bakalım Ali Babacan ne yanıt verecek" diye sordu. Uğuroğlu'nun "Davutoğlu, Babacan'a çağrı yaptı…" başlığıyla yayımlanan bugünkü köşe yazısına şöyle devam etti:

 

Aslında gerek Davutoğlu gerekse Babacan 17 yıllık AKP'nin ve Erdoğan'ın hatalarını, eksiklerini, yanlışlarını çok iyi biliyorlar. Babacan ve Davutoğlu'nun partileşme sürecindeki bazı temel hedeflerinin ne kadar benzer olduğunu da vurgulayayım. İkisi de "tek adam rejimine" karşı, Davutoğlu, "Ya kuvvetler ayrımının en güçlü örneği Amerikanvari tam başkanlık ya da kuvvetler ayrımının net çizgiler ile ayrılmasını sağlayacak güçlendirilmiş parlamenter rejim" diyor. Babacan ise komple yenilenecek yeni bir anayasa ile "güçlendirilmiş parlamenter rejim" diyor ve tam başkanlık istemiyor.
En önemli fikir birliği ise "Parti Genel Başkanı olmayan Cumhurbaşkanlığı" modelinde ortaya çıkıyor.Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı ile parti genel başkanlığını uygulayış şekli bu modelin Türkiye gerçeği olmadığını ortaya koydu. İki şapkalı cumhurbaşkanı, parti devleti oluşmasını sağladı ki topluma hizmette particiliğin ön plana çıkması AKP karşıtı vatandaş sayısının çığ gibi büyümesine neden oldu. Babacan ve Davutoğlu bu gerekçelerle Parti Genel Başkanlığı ile Cumhurbaşkanının ayrılmasından yana tavır içindeler.

"BABACAN İLE DAVUTOĞLU'NUN BİR ARAYA GELMESİNE ENGEL İSE..."

İkisi de "yandaş" medyaya şiddetle karşı çıkıyor, İkisi de yasama, yürütme ve yargının tamamen birbirinden bağımsız, kuvvetler haline getirilmesini ve yürütmenin şeffaf olmasını ve en sıkı şekilde denetlenmesini istiyorlar. İkisi de Avrupa Birliği'ne tam üyelik için olmazsa olmaz demokratik hak ve özgürlüklerin anayasa ve yasalarla Avrupa normlarına getirilmesini savunuyorlar. İkisi de kişilik hakları, basın özgürlüğü, terörle en sert şekilde mücadele, dış politikada kararlı duruş, tam bağımsız yargı ve ekonomik büyüme sonucunda işsizlikle etkin mücadele eylem planı vaat ediyorlar. Babacan'ın Davutoğlu'na karşı önemli bir duruşu var ki işte bu nokta her ikisinin bir araya gelmesine engel oluyor. Babacan ve ekibi, "İslam'ı bir siyasal referans olarak almak istemiyorlar." Ali Babacan'ın yakın çalışma arkadaşının bu konudaki açıklamasını yazmıştım. Bu noktayı biraz daha açayım. Babacan yeni kuracağı partinin temel ilkesini, "Turgut Özal'ın cemaatlere ve tarikatlara devlet yönetiminde görev vermemesi" modeline dayandırıyor. Babacan'ın hedefi; İslami kesim ile toplumsal ilişkilerde barışık, devlet yönetiminde ise ayrışık bir model. Davutoğlu ise İslami kesime çok yakın bir siyasi profil çiziyor ki ikili arasındaki en önemli görüş farkı buradan çıkıyor. Ki, Davutoğlu ile Babacan'ın iki ayrı parti kurması neredeyse kesin gibi.

"BU YAZ AKP İÇİN SİYASET ÇOK SICAK GEÇECEK"

Siyasette 24 saat çok uzun bir süre olduğundan bu konuda son noktayı koyamıyorum yine de…Kim önce partileşecek?Bu sorunun yanıtı ise Ali Babacan gibi görünüyor.Babacan sessiz derinden partileşme çabalarını yürüttü. Kadrolarını bu dönemde hazırladığını, parti beyannamesi ve tüzüğü konusunda da son düzeltmeleri yaptığını öğreniyoruz. Bu durumda Ali Babacan'ın partisini Davutoğlu'ndan önce kuracağı kesinleşti.Davutoğlu ise kendi yoluna konferanslarla devam ediyor. İlkeler, duruş belli ki giderek Erdoğan'a ve AKP icraatlarına karşı mesajları da netleşiyor. Bu yaz AKP için siyaset çok sıcak geçecek. Erdoğan partisinden iki ayrı parti çıkmasına karşın nasıl bir politika izleyecek?Parti teşkilatlarının parçalanmasına karşı nasıl bir duruş sergileyecek?

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum