1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. AFAD Başkanı Güllüoğlu: "Yunanistan, orman yangınında Amerika’dan değil, bizden yardım alsaydı daha az insan ölecekti”
AFAD Başkanı Güllüoğlu: "Yunanistan, orman yangınında Amerika’dan değil, bizden yardım alsaydı daha az insan ölecekti”

AFAD Başkanı Güllüoğlu: "Yunanistan, orman yangınında Amerika’dan değil, bizden yardım alsaydı daha az insan ölecekti”

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı (AFAD) Mehmet Güllüoğlu, geçtiğimiz yıl Yunanistan'da yaşanan orman yangınında Yunan tarafın Amerika'dan değil...

A+A-

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı (AFAD) Mehmet Güllüoğlu, geçtiğimiz yıl Yunanistan'da yaşanan orman yangınında Yunan tarafın Amerika'dan değil de Türkiye'den yardım alsaydı daha az insanın öleceğini söyledi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü (KYK) tarafından dördüncü kez düzenlenen "KYK Tematik Kış Kampları" kapsamında Kastamonu'da "Değerler Kampı'nın kapanış programı düzenlendi.

KYK'nın Balıkesir, Bitlis, Muş Mersin, Siirt, Karaman ve Çanakkale'deki yurtlarında kalan 150 öğrenci, 21 Ocak'ta katıldıkları kamp kapsamında kapanış programı düzenlendi. Değerler Kampı'nın kapanış programı kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı (AFAD) Mehmet Güllüoğlu, "Uluslararası Yardım Ahlakı" konulu konferans verdi.

AFAD Başkanı Güllüoğlu, "2017 yılında Irak sınırında bir deprem meydana geldi. Irak tarafı yardım talebimizi kabul etti. Biz, Süleymaniye'ye gittik. Oradan arama kurtarma ekipleriyle birlikte deprem bölgesine ulaştık. Allah'a şükürler olsun, ciddi bir zayiat yoktu. Birkaç kişi hayatını kaybetmişti, çok az sayıda da yaralı vardı. Bizler de oradaki insanları evleri yıkılanlara çadırlar kurduk. Bir hafta kadar kaldık geri döndük. İran tarafı da bizim yardım talebimizi kabul etmedi, kibarca teşekkür ettiler. Ama orada 400'e yakın vefat eden vatandaş vardı, yardım talebimizi kabul etmediği için bir ülkeye zorla giremezsiniz. İran, yardım talebimizi kabul etmediği mecburen o tarafa geçmeden geri dönmek zorunda kaldık. Dünyanın neresinde olursa olsun bir afet olduğunda Dışişleri Bakanlığımız, o ülke ile irtibata geçip yardım talebimizi iletiyor. Kabul ederlerse yardım ediyoruz, etmezlerse harekete geçmiyoruz" dedi.

Yunanistan'da geçtiğimiz yıl çok ciddi bir orman yangınının olduğunu hatırlatan Güllüoğlu, "Bu yangında 90'dan fazla kişi öldü. Yunanistan, Türkiye'nin yardım talebini kabul etmedi ama Amerika'dan yardım istediler. Tabii ki Amerika neresi, Türkiye yani Ege neresi. Amerika'dan yardım gelinceye kadar zaten aradan birkaç gün geçti. Yangın artık sönmeye başladı, Amerika'dan yardım gelene kadar zaten yangınında etkisi geçti. Ama biz Türkiye olarak ilk saatlerden itibaren Yunanistan yardım talebimizi kabul etseydi belki de o kadar kişi ölmeyecekti" diye konuştu.

İnsani yardımlarda AFAD gibi Batı ülkelerinde de çalışan çok sayıda dernek veya vakfın bulunduğunu belirten Güllüoğlu, "İnsani yardımlarda bizim sektörümüzde tabii ki Batı ülkelerinden çalışan çok kişi var. Avrupa'dan Amerika'dan çalışan çok kuruluş var. AFAD'dan önce kurulmuş birçok dernek, vakıf bulunuyor. Onlarda bu alanda çalışıyor ve bizde onlarla bir yandan rekabet halindeyiz. Bizim tabii ki en büyük avantajımız kendi coğrafyamız. Filistin'e gidip benim yaptığım yardımın etkisi ile Amerika'nın yaptığı yardımın etkisi aynı değil. Ama bizlerde bunu ne kadar sürdürebiliriz. Ne kadar bunu arttırabiliriz, buna bakmamız gerekiyor. Türkiye olarak bu, bizim gelişen bir tarafımız" şeklinde konuştu.

"Türkiye, yardım konusunda dünyada ilk akla gelen ülke haline geldi"

Özellikle Suriye'den dolayı dünyada artık ilk akla gelen ülkelerden bir tanesinin Türkiye olduğunu vurgulayan Güllüoğlu, "Suriye konusu zor bir konu. Bir taraftan hakikaten üzerimize düşen bir vazife var, bu vazifeyi yaptığımızı düşünüyoruz. Bir taraftan da Suriye'den ülkemize gelen akımları gördüm. 3 günde 180 bin insan ülkemize geldi. Parçalanmış cesetler gördüm, açlıktan ölen çocukları gördüm" ifadelerini kullandı.

Türkiye ile Rusya arasında İdlib'de anlaşmaya varılmasıyla 3 milyon insanın göçünün engellendiğini dile getiren Güllüoğlu, şöyle konuştu:

"Şu anda Türkiye, Rusya ile İdlib konusunda anlaşmaya vardı. Bu anlaşma insani yardım açısından o kadar önemli ki iyi tahmininde 1 milyon insanın göç etmesi engellenmiş oldu. Bu anlaşma olmasaydı Suriye rejimi ile Rusya, oraya bir saldırı düzenleyecekti. Bu arada üç milyon insanın göç etmekten başka çaresi yoktu. Savaşanlar belki olacaktı ama çocuklar var, kadınlar var, hastalar var. O insanların göç etmekten başka çaresi yoktu."

"Savaş ahlakının olmadığı bir dünyada yaşıyoruz"

Suriye krizinde özellikle Türkiye'nin hakikaten zor günlerden geçtiğini söyleyen Güllüoğlu, "Halen etkisi devam ediyor. O yüzden dünyada bir savaş ahlakına ihtiyaç var. Savaşın bile bir ahlakı var ama ne yazık ki yok. İsrail, Gazze'de engelli vatandaşı bile bile göz göre göre, bilerek ve isteyerek öldürmesi, açlığın bile bir silah gibi kullanıldığı, kimyasal bombaların uluslararası arenada engellenmesine dair protokol olmasına rağmen kullanıldığı, bunun da ispat edilmesine rağmen bir yaptırımın gelmediği ya da göstermelik bir yaptırımın yapıldığı bir Dünya'da yaşıyoruz. Ne yazık ki bütün bu sebeplerden ötürü yardım kuruluşlarına ihtiyaç var" dedi.

Güllüoğlu, şöyle devam etti:

"Yemen'de şuanda bir savaş devam ediyor. 2019 yılı için 24 milyon sivil insanın etkilendiği ve bugüne kadar 85 bin çocuğun açlıktan öldüğünü biliyoruz."

"Kızılay, kesinlikle kan satmıyor"

Son günlerde basında "Kızılay, yüksek fiyata yurt dışına kan satıyor" şeklinde haberlerin çıktığına değinen Güllüoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kızılay, kanları satmıyor. Kızılay bir kanı almadan önce ve aldıktan sonra ortaya koyduğu işler var. 400 tane doktor çalışıyor, binden fazla hemşire, kan almak uzmanı ve laboratuvarcı çalışıyor. Bunun için ortaya konulan bir bedel var, devlette o her kan karşılığında belirli bir bedel para ödüyor. Bunu devlet veriyor. Son çıkan haberlerde bu kanların yurt dışına satıldığı hatta yüksek bir bedelle satıldığı söyleniyor, bunlar gerçeği ifade etmiyor."

KYK tarafından Kastamonu'da düzenlenen Değerler Kampı'na 7 ilden 150 öğrenci katıldı"

Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Reşat Asrak ise Değerler Kampı'nın en fazla önem verdikleri kamplardan biri olduğunu belirterek, böyle bir kampa ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını kaydetti. Asrak, "Balıkesir, Bitlis, Muş Mersin, Siirt, Karaman ve Çanakkale'den gelen gençlerimizi ağırlamaktan onur duyuyoruz. Kastamonu Şehit Şerife Bacıların, Şeyh Şaban-ı Veli'nin memleketi. Kampımıza gelen öğrencilerimiz şehrimizi yakından tanıma fırsatı bulacak" diye konuştu.

Asrak, 21 Ocak'ta başlayan Değerler Kampı'nın bugün itibariyle kapanışını yaptıklarını ifade etti.

Konuşmaların ardından İl Müdürü Asrak, AFAD Başkanı Güllüoğlu'na hediye takdim etti. Ardından kampa katılan öğrencilere sertifikaları verildi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.