1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Açlık saatinizi yükseltmeyin!
Açlık saatinizi  yükseltmeyin!

Açlık saatinizi yükseltmeyin!

Sahurda sadece “su” içmenin zararlı olduğunu belirten Uzm. Dyt. Betül Güney, “Bu beslenme tarzı yaklaşık 11 saat olan açlığı, ortalama 20 saate çıkarır. Sonuç olarak açlık kan şekeri daha erken saatlerde düşer ve gün verimsiz kılınır” dedi

A+A-

Sahurda sadece “su” içmenin zararlı olduğunu belirten Uzm. Dyt. Betül Güney, “Bu beslenme tarzı yaklaşık 11 saat olan açlığı, ortalama 20 saate çıkarır. Sonuç olarak açlık kan şekeri daha erken saatlerde düşer ve gün verimsiz kılınır” dedi. Ramazan ayının başlaması ile birlikte vatandaşın yemek yeme saati ve tarzı da değişikliğe uğruyor. Uzmanlar, vatandaşların bu konuda zorluk çekmemesi, formunu koruması ve gücünü kaybetmemesi için çeşitli uyarılarda bulunuyor. Uzm. Dyt. Betül Güney, “Ramazan ayında nasıl beslenmeli?” sorusunun cevabını Merhaba Gazetesi'ne anlattı. Güney, oruç tutmanın sağlıklı Müslümanlara farz olduğunu hatırlatırken, riskli hastalık grubunda bulunan vatandaşların mutlaka hekimlerinden izin alarak oruç ibadetini yerine getirmeleri gerektiğine vurgu yaptı. Vatandaşların sahuru es geçmemesi gerektiğini söyleyen Güney, Ramazan'da bol bol su içmenin önemine de vurgu yaparak, yemeklerin de yavaş yavaş çok çiğnenerek tüketilmesini önerdi.

8-2betul-guney.jpg

SAHURA MUHAKKAK KALKILMALI

Ramazan ayının Mayıs ayına denk gelmesi ile sahur ve iftar arasında geçen süreyi 16 saate kadar uzatıyor” diyen Uzm. Dyt. Betül Güney, şunları kaydetti: “Bu süreyi aç ve özellikle de susuz geçirirken günlük yaşamın ve sağlığınızın etkilenmemesi için Ramazanın önemli gereklerinden birisi olan sahur öğününün yapılması önemsenmelidir ve sahur kesinlikle ihmal edilmemelidir. Beslenmeye özen göstermek, rahat bir Ramazan geçirebilmek için önemlidir. Ramazan ayında yapılan en önemli beslenme değişiklikleri arasında oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısını değiştirip üç ana öğün olan günlük beslenme düzeninin iki öğüne indirilmesi ve özellikle hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, ekmek, pilav ve makarna tüketiminin artması yer almaktadır. Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Sahurda sadece su içerek niyetlenmenin veya gece yatmadan önce yemek yemenin zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı yaklaşık 11 saat olan açlığı, ortalama 20 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalı ve bu öğünde süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden oluşan bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve kurubaklagil yemeklerinden oluşan bir öğün tercih edilmelidir.”

BEYİN DOYMA EMRİNİ 15 DAKİKA SONRA VERİR

Vatandaşın kan şekerinin çok düşük olmasından dolayı kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğduğunu dile getiren Güney, oruç tutan vatandaşların yaptığı en büyük hatalardan birisinin de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmek olduğunu ifade etti. Beynin, doyma emrini ilk lokmadan 15-20 dakika sonra verdiğini aktaran Güney, “Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında yüksek miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilebilir ve bu durum ilerleyen günlerde kilo alımına da zemin hazırlayabilir. Ramazan ayı süresince yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir. Ramazan ayında öğünler; sahur, iftar ve iftardan sonra 1-1.5 saat aralıklarla iki ara öğün şeklinde düzenlenmelidir. Oruç tutanların mutlaka sahur yapmaları sağlığın korunması açısından önemlidir. Sahur öğününde süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün tercih edilmelidir. Ancak gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile unlu gıdalardan uzak durulması uygundur” şeklinde konuştu.

YEMEKLERİ YAVAŞ VE ÇOK ÇİĞNEYEREK YİYİN”

İftara hurma, zeytin ile başlamanın önemine değinen Güney, “Daha sonra çorba gibi hafif yemeklerle yemeğe devam edilmesinin ardından 5-10 dakika ara verilip daha çok beyaz et ve sebze yemeği ile devam edilmelidir” dedi. Kırmızı etin az yağlı ve daha seyrek tercih edilmesi gerektiğinin altını çizen Güney, iftarda mutlaka lifi artırmak adına salata tüketilmesinin de önemini aktardı. “Yine enerji veren ancak kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten besinler; beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, tahıllı çavdar ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinler tercih edilmelidir” diyen Güney, konuşmasını şu ifadelerle noktaladı: “Günde ortalama 2- 2,5 litre su içmeye, bununla birlikte enerji verirken sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve suları, soda, sebze suları ve benzerlerini içmeye özen gösterilmelidir. İftarda şerbetli, yağlı tatlılar yerine; meyveler, sütlü tatlılar veya meyve tatlıları tercih edilmelidir. Yemekleri hızlı yemekten kaçınmalı, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek yenilmelidir. İftarda 1 kase çorba içtikten sonra 5-10 dakika dinlenmek midenin besine alışması ve sindirim açısından daha konforlu olacaktır. Böylelikle mide şişkinliği, ağrıları ve reflü sıkıntısı yaşanmayacaktır. İftar yemeğinden hemen sonra televizyon veya bilgisayar karşısına geçmek, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmek, kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olması açısından yararlı olmaktadır. Ramazan ayında yemeklerin pişirme yöntemleri de çok önemlidir. Özellikle ızgara, haşlama ve fırında yapılan yemekler tercih edilmeli, kavrulmuş, tütsülenmiş ve kızartılmış besinlerden uzak durulmalıdır. Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için, yemeklerde lif oranı yüksek gıdalar ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edilmelidir” şeklinde konuştu.

EMRE ÖZGÜL

 

Foto altı:

Betül Güney

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.