Konyaspor, Sakaryaspor maçında her iki yarıda iki farklı futbol ortaya koydu. Maçın ilk yarısında sahada gol atmak için çırpınan, ataklar yapan, pozisyonlar üreten, ikinci yarısında ise kendi yarı sahasına sıkışıp kalan, gol yememek için çabalayan ve tamamen kapanarak savunmaya çekilen bir Konyaspor mevcuttu.
Konyaspor’un böylesine farklı ve her iki yarıda zıt futbol ortaya koymasında şüphesiz, ikinci yarının başında Abdullah’ın kırmızı kartla oyun dışında kalmasının büyük rolü olmuştur. Bir kişinin eksilmesi, normalde bir takımı bu kadar etkilememesi gerekir. Bir kişi eksikle maç kazanan, hatta aleyhindeki maçı çeviren nice takımlar biliyoruz. Rizespor-Konyaspor maçını hatırlarsak, Konyaspor 2-0 önde iken, Rize bir kişi eksikle 2 gol atmış ve maçı 2-2 ye getirmişti. Bu şekilde çok örnek verilebilir. Konyaspor’un da, takımdan bir kişinin eksilmesi durumunda, sahadaki oyuncuların biraz fazla efor sarfederek, oyun düzenini bozmadan maçı tamamlamasını sağlaması gerekir.
Konyaspor, bu farklı futbola rağmen mücadeleyi hiç bırakmadı. Gerek ilk yarıdaki hücum futbolunda gerekse ikinci yarıdaki savunma futbolunda kazanma azmini ve isteğini devam ettirerek iyi mücadele etti ve istenilen sonuca ulaştı. Her şeye rağmen önemli olan kazanmaktı. Konyaspor bunu başardı ve hanesine 3 puan daha yazdırarak zirve yarışını sürdürmüş oldu. Bu galibiyetle Konyaspor, bundan böyle ilk 6 için değil ilk 2 için mücadele edeceğini ve doğrudan süper lige yükselmenin hesaplarını yaptığını da göstermiş oldu.
Konyaspor’un bütün oyuncuları yürekleri ile mücadele ettiler. Güçlerini sonuna kadar kullandılar, formalarının hakkını verdiler ve terlerini son damlasına kadar akıttılar. Hepsinin mücadelesi takdire şayan… Ancak Gökhan Emreciksin ile ilgili özel birkaç cümle yazmam lazım. Gökhan hakikaten kaliteli ve üst düzey bir oyuncu olduğunu her maçta ortaya koyuyor. Futbolunu tecrübesi ile birleştirerek Konyaspor’a büyük katkı sağlıyor. Bu maçta da oynadığı futbol ve attığı gol ayakta alkışlanacak türden… Ancak Gökhan’ın oynadığı futbolu arkadaşları ile paylaşması ve yardımlaşmayı bilmesi gerekir. İkinci yarıda bunaldığımız bir anda yakalanılan ender bir pozisyonda, topu kendisi kullanacağı yerde bomboş durumdaki arkadaşına verse, Konyaspor’un 2. golü bulması içten bile değildi ve takım çok rahatlamış olacaktı.
Maçın hakemi ile ilgili de bir şeyler yazmam lâzım. Maçın başından sonuna kadar bütün takdir haklarını Sakaryaspor lehine kullanan, ilk yarıda Konyaspor’un mutlak bir penaltısını vermeyen, Sakaryasporlu Yasin’in arkadan yaptığı sakatlamaya yönelik kasti hareketini kırmızı kart yerine sarı kartla geçiştiren ama Konyasporlu futbolcuların çok daha basit müdahalelerine acımasızca kartlarını çıkartan ve Konyaspor’u sarı kartlarla boğan, ayrıca Abdullah’ı yok yere 2 sarı karttan oyun dışı eden kısaca Konyaspor’a karşı adeta peşin fikirle davranan ve maalesef iyi niyetli diyemeyeceğimiz bir hakem vardı sahada… Konyaspor böyle bir hakeme rağmen maçı kazanmasını ve galibiyeti korumasını bildi.
Sakaryaspor’a gelince, onlarda çok iyi mücadele ettiler. Düşme potasından uzaklaşmak için ellerinden geleni fazlasıyla yaptılar. Hele hele ikinci yarıda, bir kişi eksik Konyaspor’u fazlasıyla bunalttılar, pozisyonlar buldular ama Konyaspor’un yüksek savunma gücünü ve kaleci Pawelek’i aşamadılar.
Konyaspor böylece üst üste 4.galibiyetini de almış oldu. Darısı önümüzdeki Pazar günü oynanacak olan Kartalspor maçına… Önümüzdeki hafta alınacak 5. galibiyet ve evinde Rizespor’a yenilen Kasımpaşa’nın İstanbul’da puan kaybetmesi ile Konyaspor, ilk iki yarışında epeyce olumlu mesafe almış olacak.
Sakaryaspor maçında da, daha önceki maçlarda olduğu gibi inanç ve azimle büyük mücadele örneği veren Konyaspor futbolcularını, teknik heyeti ve emeği geçenleri kutluyorum. Mutlu yarınlar efendim.
Konyaspor’un böylesine farklı ve her iki yarıda zıt futbol ortaya koymasında şüphesiz, ikinci yarının başında Abdullah’ın kırmızı kartla oyun dışında kalmasının büyük rolü olmuştur. Bir kişinin eksilmesi, normalde bir takımı bu kadar etkilememesi gerekir. Bir kişi eksikle maç kazanan, hatta aleyhindeki maçı çeviren nice takımlar biliyoruz. Rizespor-Konyaspor maçını hatırlarsak, Konyaspor 2-0 önde iken, Rize bir kişi eksikle 2 gol atmış ve maçı 2-2 ye getirmişti. Bu şekilde çok örnek verilebilir. Konyaspor’un da, takımdan bir kişinin eksilmesi durumunda, sahadaki oyuncuların biraz fazla efor sarfederek, oyun düzenini bozmadan maçı tamamlamasını sağlaması gerekir.
Konyaspor, bu farklı futbola rağmen mücadeleyi hiç bırakmadı. Gerek ilk yarıdaki hücum futbolunda gerekse ikinci yarıdaki savunma futbolunda kazanma azmini ve isteğini devam ettirerek iyi mücadele etti ve istenilen sonuca ulaştı. Her şeye rağmen önemli olan kazanmaktı. Konyaspor bunu başardı ve hanesine 3 puan daha yazdırarak zirve yarışını sürdürmüş oldu. Bu galibiyetle Konyaspor, bundan böyle ilk 6 için değil ilk 2 için mücadele edeceğini ve doğrudan süper lige yükselmenin hesaplarını yaptığını da göstermiş oldu.
Konyaspor’un bütün oyuncuları yürekleri ile mücadele ettiler. Güçlerini sonuna kadar kullandılar, formalarının hakkını verdiler ve terlerini son damlasına kadar akıttılar. Hepsinin mücadelesi takdire şayan… Ancak Gökhan Emreciksin ile ilgili özel birkaç cümle yazmam lazım. Gökhan hakikaten kaliteli ve üst düzey bir oyuncu olduğunu her maçta ortaya koyuyor. Futbolunu tecrübesi ile birleştirerek Konyaspor’a büyük katkı sağlıyor. Bu maçta da oynadığı futbol ve attığı gol ayakta alkışlanacak türden… Ancak Gökhan’ın oynadığı futbolu arkadaşları ile paylaşması ve yardımlaşmayı bilmesi gerekir. İkinci yarıda bunaldığımız bir anda yakalanılan ender bir pozisyonda, topu kendisi kullanacağı yerde bomboş durumdaki arkadaşına verse, Konyaspor’un 2. golü bulması içten bile değildi ve takım çok rahatlamış olacaktı.
Maçın hakemi ile ilgili de bir şeyler yazmam lâzım. Maçın başından sonuna kadar bütün takdir haklarını Sakaryaspor lehine kullanan, ilk yarıda Konyaspor’un mutlak bir penaltısını vermeyen, Sakaryasporlu Yasin’in arkadan yaptığı sakatlamaya yönelik kasti hareketini kırmızı kart yerine sarı kartla geçiştiren ama Konyasporlu futbolcuların çok daha basit müdahalelerine acımasızca kartlarını çıkartan ve Konyaspor’u sarı kartlarla boğan, ayrıca Abdullah’ı yok yere 2 sarı karttan oyun dışı eden kısaca Konyaspor’a karşı adeta peşin fikirle davranan ve maalesef iyi niyetli diyemeyeceğimiz bir hakem vardı sahada… Konyaspor böyle bir hakeme rağmen maçı kazanmasını ve galibiyeti korumasını bildi.
Sakaryaspor’a gelince, onlarda çok iyi mücadele ettiler. Düşme potasından uzaklaşmak için ellerinden geleni fazlasıyla yaptılar. Hele hele ikinci yarıda, bir kişi eksik Konyaspor’u fazlasıyla bunalttılar, pozisyonlar buldular ama Konyaspor’un yüksek savunma gücünü ve kaleci Pawelek’i aşamadılar.
Konyaspor böylece üst üste 4.galibiyetini de almış oldu. Darısı önümüzdeki Pazar günü oynanacak olan Kartalspor maçına… Önümüzdeki hafta alınacak 5. galibiyet ve evinde Rizespor’a yenilen Kasımpaşa’nın İstanbul’da puan kaybetmesi ile Konyaspor, ilk iki yarışında epeyce olumlu mesafe almış olacak.
Sakaryaspor maçında da, daha önceki maçlarda olduğu gibi inanç ve azimle büyük mücadele örneği veren Konyaspor futbolcularını, teknik heyeti ve emeği geçenleri kutluyorum. Mutlu yarınlar efendim.
359 defa okundu...







KEREM İŞKAN
RECEP ÇINAR
RASİM ATALAY
MEHMET ŞAHİN KURU
SÜLEYMAN KÜÇÜK
HÜZEYME YEŞİM KOÇAK
AHMET GÜLDAĞ
EBUBEKİR MÜCEVHER
RECEP ÖĞÜTÇÜ














