1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. 365 GÜNLÜK KOŞU
Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

365 GÜNLÜK KOŞU

A+A-
GÜNÜN SÖZÜ
Keklik nohuttan hoşlanır. Ama kendisiyle beraber tencereye atılan nohuttan değil…
 
ŞEHİRDEN
365 GÜNLÜK KOŞU
Bir yılı daha geride bırakıyoruz.
Dile kolay 365 günü bitirdik, yeni bir 365 günlük maratona hazırlanıyoruz.
İnsanla birlikte doğadaki tüm canlılar da bu maratona hazırlanıyor. Yapılan hazırlıklara bakıldığında, mücadelenin sadece bir lokma ekmek için olduğu görülür.
Çok düşünen ve araştıranlar için 365 günlük maraton hazırlıkları, bir lokma ekmeğe indirgenmez.
Daha çok ihtiyaç vardır.
Ama bu ihtiyaçların hepsinin temelinde bir lokma ekmek vardır.
Nasıl mı?
Dev gibi bir Konya Ovaları Sulama Projesi.
Bu projeye baktığınız zaman, anlatımıyla bile insanın uzun bir zamanını aldığını görürsünüz.
Ama temeline indiğinizde özde bir lokma ekmek çıkar karşınıza.
Dağlar delinip Göksu’dan su gelecek. Suyun önüne bir elektrik üretim tesisi kurulacak.
Oradan geçen suların bir bölümü kanallara akacak.
Kanallara akanlar, aracıyla (kanalet) topakla buluşacak.
Toprakta neler var diye sorarsanız.
Önce insanı görürsünüz. Sonra tohumu, traktörü, pulluğu römorku.
Buğday ekilir, pancar ekilir, meyve fidanı ve sebze fideleri dikilir.
Süt ve etinden beslendiğimiz hayvanlar için yem bitkileri de ekilir. Tarlada çalışmak tarımdır.
Traktörle çalışmak sanayidir.
Demir aksanlar sanayi dalında yer alır, toprak tarımda.
Sanayide de, tarımda da tek üretim ekmek içindir.
Tarımda tohumu atarsın, sonra yağmura ve havaya bakarsın.
Ama sanayide mesaiye başlarsın ay sonunda patrona bakarsın. İşler iyiyse maaşı alır, evin yolunu tutarsın.
Toprakta yağış krizi varsa yandın demek.
Sanayide de ticaret krizi varsa yine yandın demek. Patronda yanar, sen de yanarsın.
Toprağın susuzluktan çatladığı gibi.
Sanayide bir kriz var. Ürettiğimiz ürünü satmaya çalıştığımız ülkelerdeki krizin etkisi bu.
Dışarı bağımlı olmanın cezası.
Yıllardır; “Batıya çok bağımlı olmak iyilik getirmez” nasihati söylenir.
Ama kimse tınmaz.
Ancak,“Bir musibet, bin nasihatten daha etkilidir” diye atasözü de unutulmaz.
Aynen öyle oldu.
Batıdan gelen kriz musibeti bize verilen nasihatin etkisini gösterdi.
Sanayide krize yakalandık.
Bir lokma ekmeğimiz risk altında. Fabrikalar birer, birer küçülüyor. Patron ekmeğini kaybetmemek için bunu yapmak zorunda.
Ya işçi?
Ekmeğini kurtarmak ve paylaşmak için neler yapmıyor? 365 gün koşuyor, koşuyor, koşuyor.
Sadece bir lokma ekmek için bütün bunlar.
BİRAZ SABIR
MÜSİAD Konya Başkan Yardımcısı iş adamı Salim Çokyürür’ün açıklamasını okudum. İşleri çok kötü olmayanların işçi çıkarmaması çağrısı yapıyor.
Yıllar önce bir İstanbul seyahatinde Konyalı önemli bir iş adamı ile aynı koltukta yolculuk ettik.
2001 yılında yaşanan ekonomik krizin geride kaldığı günlerdi.
Ben sordum, sanayici anlattı.
İsminin yazılmasını hiç bir zaman istemeyen bu arkadaşımız, üretim ve pazar çok iyiyken işçilerden ne kadar menfaat elde ettiğini anlatmıştı.
“Krizde hiç birisini kapı dışarı koyamadık.
Lüks otolarımız vardı. Sattık, dayanmaya çalıştık. Kardeşler olarak tek otoya kaldık.
Ama işler öyle açıldı ki; sonunda ikinci bir tesis kurmak için proje hazırlamaya başladık” diye o dönemi yorumlamaya çalışmıştı.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Çok iyi bilirim.
Hariçten gazel okumak da güzeldir.
Tükettiğiniz elektrik çok pahalı. Doğalgaz da öyle. Döviz ise çamurda yürüyen ayak gibi bir o yana bir bu yana kıvırıyor.
Biraz fatura kabarınca elektrik anında kesilir. SSK ve vergi ödenmezse faiz belası yakanıza yapışır.
Sürekli arkadan dolaşıp 2 puan almaya çalışan Maliye Bakanına rağmen yine de dayanma gücü sizde var.
Nasılsınız diye sorana “Çok şükür” diyen bir anlayışınız var.
Biraz sabır. Gün, paylaşma günü.
 
MORAL ZİYARETLERİ
Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı Genel Başkanı Mustafa Özdemir “Konya Televizyonu’ndaki “GÜNDEM ÖZEL” programının konuğu idi.
Program da yaptığı açıklamada Konya Sivil Toplum Kuruluşları olarak işten çıkarılanlarla ilgili bir yardım paketi oluşturacak yapı organize edeceklerini anlattı.
Yardım paketlerinin o insanların tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeğini bildiklerini vurgulayan Özdemir, Konyalılara da şöyle de bir çağrı yaptı.
Yakınınızda işten ayrılan bir komşunuz varsa. Elinize bir kilo elma veya portakal alarak bir akşam evine ziyarete gidin. Hal hatır sorun.
O insana para veremezseniz bile moral verirsiniz.
Sadece eleştirmekle olmuyor hepimizin morale ihtilacı var.
El ele vermenin günü bu gün.
Bu yazı toplam 4259 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.