1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. 2019 zor bir yıl olacak!
2019 zor bir yıl olacak!

2019 zor bir yıl olacak!

KTO Başkanı Selçuk Öztürk, 2019 yılında da ekonomik zorlanmanın devam edeceğini belirterek, "Zorluğa hep birlikte göğüs gererek, bu günleri aşacağız" dedi

A+A-

2018 yılı, çoğu sektörde olduğu gibi sanayiler için de zorlu bir yıl oldu. Özellikle 2018 yılının ikinci 6 aylık zaman dilimi içinde sanayiciler, büyük zorluklar ile karşılaştı. Döviz kurundaki dalgalanma, sanayicileri çıkmaza itti. Ayrıca kısa süre içinde sanayi doğal gaz ve elektriğine gelen zamlar da işverenleri dayanamayacak hale getirdi. Çoğu firma, üretim kapasitesini düşürürken; işçi çıkarmalar da kaçınılmaz oldu. Piyasadaki belirsizlik 2018 yılına damgasını vurdu. İşletmeciler, 2019 yılının da ekonomik anlamda zorlu bir yıl olacağını öngörüyor.

2018 ÜLKE ÜZERİNDE YIPRATICI ETKİLER BIRAKTI

Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, 2018 yılı değerlendirmesi yaparak, 2019 yılından da beklentileri dile getirdi. 2018 yılını iki ayrı yönden değerlendirmenin daha doğru olacağını söyleyen Başkan Öztürk, ilk 6 aylık sürecin, son 6 aylık dilime göre daha iyi geçtiğini ifade etti. İlk 6 ay içinde ekonomik sıkıntı sinyallerini de gelişmeler ile birlikte aldıklarını dile getiren Öztürk, "Mayıs ve Haziran ayı itibari ile kurda bir hareketlenme başladı. Ağustos ayında ciddi bir kur atağı ile karşı karşıya kaldık. Dolar, 7 liranın üzerine çıktı. Uzun mücadelelerden sonra 5,30, 5,40 seviyelerine geriledi. Kur atağının zaman içinde faiz ve enflasyona da doğrudan etkisi oldu. Türkiye, yüksek kur, enflasyon ve faizli bir döneme girmiş oldu. Son çeyrekte de bu gidişatı toparlamak için yapılan çalışmaların yer aldığı bir dönem kendini gösterdi. Enflasyon ve faiz kontrol altına alındı. Yaşanan tüm bu gelişmeler, ülke üzerinde çok yıpratıcı bir etki bıraktı" dedi .

DEVLETİN VERİLERİNE İNANMAK DURUMUNDAYIZ

"Türkiye'deki enflasyonun, yabancı medyada yer alan haberlere göre yüzde 40'ın üzerinde olduğu söyleniyor. Son olarak açıklanan enflasyon oranının doğruyu yansıttığını düşünüyor musunuz?" sorusunu da yanıtlayan Öztürk, "Bu, çok tartışılan bir konu. Öncelikle enflasyonun nasıl hesap edildiğini bilmekte fayda var. İki tane enflasyon var. Bunlardan biri üretici enflasyonu diğeri de tüketici enflasyonudur. Üretici enflasyonu yüzde 33. Tüketici enflasyonu da yüzde 20 buçuk. Enflasyonda 350-400 üründen oluşan bir sepet var. Bu sepet takip edilerek, enflasyon hesap edilir. Mevcut açıklanan enflasyon rakamından, farklı bir oran vermek için ortaya ciddi bir çalışma koymak gerekir. Devletin bir metodu var. Şeffaf bir şekilde enflasyon verilerini açıklıyor. İnanmak durumundayız" şeklinde konuştu.

YÜZÜMÜZÜN GÜLMESİNİ KİMSE BEKLEMESİN

Türkiye'de sanayicilerin gerçekten çok önemli bir iş yaptıklarına da değinen Öztürk,  bu dönemde sanayicilerin çok zorlandığının doğru olduğunu söyledi. Kolay bir dönemden geçilmediğini ifade eden Öztürk, şunları kaydetti: "Bir insana kesin işçi çıkarmayın demek, onun yerinde olmadığımız için kolay değil. Sanayicilerden istirhamımız var. İlk çözüm olarak işçi çıkarmayı görmemelerini arzu ediyoruz. İşçi çıkarmanın sosyal birçok sıkıntıları var. Dönem dönem işçi çıkarma olaylarının yaşandığını duyuyoruz. Fakat henüz bu durum denilen kadar kangrenleşmedi. İşçi çıkarmaların başladığını biliyoruz." "Başkanım, KTO'nun, KSO'nun ve KTB'nin firmalar ile ilgili sosyal medyada dolaşan ve kulaktan kulağa yayılan söylemler üzerine yaptığı ortak açıklama var. Bu saydığım kurumların başkanlarının servis edilen haberde yüzünün asıklığı ve sizin o metindeki bazı söylemleriniz aynı zamanda toplumda bazen tepkiye de neden oluyor. Bu konu ile ilgili ne söylemek istersiniz?" sorusu üzerine Öztürk, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bunu biliyorum. Ayrıca bir sıkıntı olmasa biz niye açıklama yapalım. Ülkede bir sıkıntı varken, yüzümüzün gülmesini de kimse beklememeli. Bizim de kendimize ait işletmemiz var. Ülkede her şey güllük gülistanlık da değil. Eğer güllük gülistanlık da dersek, bu yanlış bir ifade olur. Ekonomi iyi olsa bizim yüzümüz elbet gülecek. Biz, sıkıntılar ile dertleniyoruz. Elbette Türkiye 2018 yılının ilk 6 ayını çok iyi geçirdi. Son 6 ayda çok zorlandık ve bu zorluk da halâ devam ediyor. Her şeyi üyelerimize doğru anlatmak ile mükellefiz. Bazı açıklamamızı bazı insanlarımız beğenmeyebilir ve eleştirebilir. Bunlara da saygı duyuyorum. İstirhamımız net. Biz, çalıştırdığımız işçi kardeşlerimiz ile büyüdük. Sıkışır sıkışmaz işçi kardeşlerimizi işten çıkarmayı çok doğru bulmuyorum."

ZORLUĞA HEP BİRLİKTE GÖĞÜS GERECEĞİZ

Asgari ücrete yapılan artışı da değerlendiren KTO Başkanı Selçuk Öztürk, bir işçinin işverene sigortası ve diğer giderleri ile birlikte maliyetinin 3 bin 10 lira olduğunu belirten Öztürk, asgari ücret konusunda da ücreti alan ve veren üzerinden bir değerlendirme yapmanın çok daha doğru olacağına vurgu yaptı. Bugünkü şartlarda 2 bin liranın evli ve çocuklu bir kişiye yeterli olmayacağını dile getiren Öztürk, "Sanayici de yol, yemek giderleri ile birlikte 3 bin 500 lirasının gittiğini söylüyor. Böyle bir dönem var. 2 destek programı açıklandı. Asgari ücret ile çalışana 150 lira, işverene de destek var. Düzenli ödeme primi olarak da yine yüzde 5 destek var. Asgari ücrete yüzde 26 zam yapıldı. İşverene yüzde 20 olarak yansıdı artış. İşçi ve işveren açısından yaşanan bu zorluğa bir müddet hep birlikte göğüs gereceğiz. Ben, asgari ücretteki artışın işçi çıkarmaya sebebiyet vermemesini arzu ediyorum" diye konuştu.

2019 YILINDA DA ZORLANMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Enerjiyi çok yüksek maliyete tüketen bir ülke olduğumuzu söyleyen Öztürk, sanayide kullanılan doğal gaz ve elektrik fiyatları sebebiyle de zor bir süreçten geçtiklerini dile getirdi. Enerji fiyatlarının artmasının, üretim maliyetlerine artış olarak etki gösterdiğini de aktaran Öztürk, şu ifadelere yer verdi: "Bir taraftan da uluslararası piyasalardan aldığımız enerjinin devlete bir maliyeti var. Biz, bir müddet daha bu zorlukları yaşayacağız ve hep birlikte aşmaya çalışacağız. Bizim Konya olarak 2018 yılında 1,8 milyar dolarlık bir ihracat hedefi koymuştuk. Hedefin hemen üzerinde bir miktar ile 2018 yılını bitirdik. Konya'daki ihracat ülke ihracatının 1,07'sine denk geliyor. Konya'nın ihracat kapasitesi yüksek. Bu yıl 2 milyar doların üzerinde bir ihracat gerçekleştirmek istiyoruz. Var olan potansiyelimizi yansıtan rakamları halâ bulamadık. Ekonominin dengelenme sürecinde bizim için en önemli gelir ihracattan elde edeceğimiz gelirdir. 2019 yılında da ekonomik olarak zorlanmaya devam edeceğimiz bir yıl olacak. Ekonomik dengelenmesi devam edecek. Hep beraber ihracata daha fazla yönelmemiz gereken bir yıl olacak."

EMRE ÖZGÜL

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum