1. YAZARLAR

  2. Abdullah Kaya

  3. 2018 yılı tarımda fırsat ve tehditler
Abdullah Kaya

Abdullah Kaya

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

2018 yılı tarımda fırsat ve tehditler

A+A-

TARIMDA FIRSATLAR

2018 yılına girdik ve ilk yazımı geçmiş yılların tarım ve hayvancılık alanlarında tesbit ettiğim fırsat ve tehditleri köşeme taşıyarak üreticilerimize bir farkındalık oluşturabileceğini ümit ediyorum.2018 Tarım ve hayvancılık için Ülkem hedeflediği yerde olur. Teşvik, hibe, kredi ve diğer desteklerin artıyor olması, Arazi toplulaştırma faaliyetlerinin/ çalışmalarının hız kazanmış olması, Sınırlı kaynakların kullanımı ve artan gıda talebi nedeniyle bitkisel üretimin daha önemli hale gelmesi, Tarımsal AR-GE çalışmalarında kamu, STK, özel sektör ve üniversite iş birliğinin gelişmesi, AB'ye üyelik sürecindeki uyum çalışmalarının başlamış olması, Havza bazlı üretim planlaması ile ilgili çalışmalara başlanmış olması, Tarımsal birlik ve kooperatiflerin dikey ve yatay yapılanmasının gelişerek örgütlenme eğiliminin artması, Diğer sektörlerden tarım sektörüne sermaye girişinin artması, Sulu tarım yapılan arazilerin artması, Uluslararası örgütlerle işbirliği olanaklarının artması, Yayım ve danışmanlık kuruluşlarında insan kaynağı ve teknoloji kullanımının yaygınlaşması, Kırsal kalkınma politika ve alt yapısının oluşturularak uygulamanın yaygınlaştırılması,Tüketici bilincinin gelişiyor olması.

TARIMI TEHDİT EDEN UNSURLAR

Tarım politikalarında sürekliliğin olmaması, Toprak kaynaklarının hızla kirlenmesi ve doğal kaynaklar üzerinde artan baskı, Su kaynaklarının bilinçsiz kullanımı, kirletilmesi, yüzey akışı sularının kontrol edilememesi ve sulamaya açılan alanlarda yetersiz drenaj, Global fiyat dalgalanmaları ve uluslararası spekülasyonlar, Maliyet artışları, İklim değişikliği, Tarım arazisinin terk edilmesi veya tarım dışı kullanımı, İş gücünün, emek yoğun bitkisel üretim faaliyetlerinde çalışma isteksizliği, Üstünlüğümüz olan ürünlerde yeni ülkelerin devreye girmesi ve bundan kaynaklanacak rekabet ortamı, Dünyadaki ekonomik ve siyasi krizler ve uluslararası ticari bloklaşmalar, Tarımsal sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesinde üretimin sürdürülebilirliğini sağlamayan politikalar, Kredi kullanarak ödeme güçlüğüne düşen üreticilere ait arazinin ve üretim araçlarının özel finans kuruluşlarının eline geçmesi, Tarım sektörünü ilgilendiren konularda yetki dağınıklığı, Tarım alanlarının amaç dışı kullanımı, Küresel iklim değişikliğinin olası olumsuz etkileri, Kuraklık ve önemli tarım bölgelerinde tarımsal su yetersizliği, Lojistik maliyetlerinin yüksekliği, Toprak ve su kaynaklarının sektör içi ve dışı nedenlerle kirlenmesi, Dünya gıda stoklarında istikrarsızlık, Kırsal alanda değişen demografik yapı ve genç nüfusun tarıma azalan ilgisi, Medya kaynaklı bilgi kirliliği, Tohum, tarım ilaçları ve GDO'lu ürünler konusunda küresel tekelleşme. Tarımsal alt yapının yetersizliği,Doğal kaynakların etkin kullanılmaması ve yönetilememesi, Yetersiz ve etkin olmayan örgütlenme, Ürün değerlendirme ve pazarlamada eksiklik,Tarımsal ürün piyasalarının etkinsizliği, Bazı girdilerde dışa bağımlılık,Tarım sektörünün sanayi ile entegrasyonunun düşük olması, Üreticilerin eğitim seviyesinin düşük olması,Eğitimli ara eleman eksikliği,

Yetersiz AR-GE

Tarım politikası hedeflerine ulaşmada desteklerin etkin kullanılamaması, İşletmelerin finansmana erişim sorunu ve sermaye yetersizliği, Verim ve kalite düşüklüğü, Bilinçsiz girdi kullanımı, Tarımsal verilerde yetersizlik, Yukarıda sıralamağa çalıştığım maddeleri tarımın geleceğini belirleyeceğini tahmin ediyorum,Üreticilerimiz ve tarım alanında bulunan STK lar mutlak surette tedbirlerini aldığı ve uygulamaya koyduğu anda Ülkem hedeflediği yerde tarım alanında olacaktır

Bu yazı toplam 2714 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum