Recep Çınar

Recep Çınar

ORTAM
Yazarın Tüm Yazıları >

2017-2018

A+A-

Pazar günü 2017'nin son günü...

Bazılarına göre “iyi” bazılarına göre “kötü” bir yıl...

Benim için mi?

Anamı kaybettim...

Daha ne olsun...

2017 Mart'ının 19'u pazar günü cennet mekan anam hakka yürüdü...

Ne yalan söyleyeyim; hiçbir gidiş, böyle koymadı bana...

Derin yaralar, kapanmayacak yaralar açmadı yüreğimde...

Burnumun direği de hiç bu kadar sızlamadı...

Canevimizden vurulduk...

Babam ve kardeşlerimle birlikte...

Yüreklerimizin bir yarısını alarak, yüreğinin bir yarısını bırakarak, yaradanına koştu anam...

2017'de...

Benim için nasıl mı geçti 2017?

Sizce nasıl geçmiş olabilir?

Ne dediğinizi tahmin ediyorum...

Aynen öyle.

3-1anam-ve-ben.jpg

xxx

2017'de sadece annem değil, birçok eşi dostu da gönderdik öbür tarafa...

Kimler bırakmadı ki bizi ya da biz kimleri uğurlamadık ki!

Otoparktaki arabalar gibi hayatlar, saatini dolduran, vadesi gelen çekip gidiyor!

Birçoğu da vakitsiz gidiyor...

Giderlerken de bir yarımızı, bir yanımızı alıp gidiyorlar, hem bedenimizde hem de ruhumuzda derin izler bırakarak...

Tek tek, isim isim yazarsak bu köşede yer kalmaz...

Allah hepsinin mekanını cennet eylesin...

xxx

Benim olduğu gibi, çokçaları için de buruk bir yıl olmuş olabilir 2017...

Ama, ülkemiz ve şehrimiz için nasıl geçti?

Kimilerine göre süper, kimilerine göre, içgüveysinden hallice...

Kimilerini ihya etmiş, kimilerini de es geçmiş...

Kimileri peşin, kimileri de veresiye satan tüccar gibi!

Ben demiyorum...

Konu komşu öyle diyor...

Konu komşu öyle diyorsa da, inanmak lazım.

xxx

Usulden olduğu için değil, içimden geldiği için, hem de iki gün erkenden böyle bir 2017 yazısı yazmak istedim...

Acısıyla tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle, elemiyle kederiyle, kaybettiklerimizle kazandıklarımızla bir yılı daha geride bırakıyoruz...

Yukarıda da belirttiğim gibi, geride kalan sadece 2017 ya da 365 gün değil elbette...

Olumlu ya da olumsuz yaşadıklarımızı da geride bırakıyoruz...

Ha şu da bir gerçek ki, 2017'de yaşadıklarımızın etkisi, bizler de bıraktığı izler belki de bir ömür boyu sürecek...

Soruyorum şimdi; 2017'de toprağa verdiğim anamı nasıl unutabilirim?

Unutmam mümkün mü...

Bir gün arayla ağabeyi Muharrem Candan ile annesini ebediyete gönderen Celal Candan kardeşim, 2017'yi nasıl unutacak?

Unutabilir mi?

Sanmıyorum.

xxx

Neyse...

2017, istesek de, istemesek de gidiyor...

2018, tüm insanlık için barış, dostluk ve güzellikler yılı olsun...

2018, çocukların aç kalmadığı, çocukların öksüz ve yetim bırakılmadığı, çocukların gelecek kaygısı duymadığı hayırlı ve bereketli bir yıl olsun...

Dünyayı yönetenler bilsinler ki, çocuklar gülerse dünya güler, çocuklar ağlarsa dünya ağlar...

Bu kadar net.

Bu yazı toplam 823 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar