Ahmet Güldağ

Ahmet Güldağ

MÜŞAHEDE
Yazarın Tüm Yazıları >

1 Mayıslar

A+A-
1923-1960 arası 1 Mayıs’ı nerede? Son yılların çeşitli yönlere çevrilmişi nerede idi?..
Amacından saptırılmış, 1 Mayıs’ların dili olsa da söylese!..
Sağ duyulu aklı selim yazarlar yazdılar ama, sözde yazar görünüp aslında ideoloji peşinde olanlar da daima tersini savundular hep!..
***
1 Mayıs günü “Bahar Bayramı” olarak ilan edilmişti. Daha sonra “Bahar ve işçi bayramı” adı verildi.
O düşünce herhalde; hem tatil günü olmayan ananevi “Hıdrellez” bahar şenliği nedeniyle resmi yerlerde çalışanları mahrum etmemek, hem de Moskova’nın başını çektiği, onun ideolojisini dünyaya yaymak isteyenlerin yine dünyaya tanıttıkları güne karşılık, ideolojik olmasın diye düşünüp dünyaya uyum olarak…
1 Mayıs’ı sadece işçiler için değil, bütün halk için ilan ettiği bir tatil günü olarak ilan etmişti.
***
Açın tarih kitaplarını, bakın 960’lı yıllar öncesi takvimlere, gazetelere!..
Hepsinde o günü “Bahar” veya “Bahar ve İşçi Bayramı” olarak adlandırmışlar ve haberlerini o meal de vermişlerdir.
***
Bir kısmı ideolojilerini, diğer bir kısmı da manevi inançlara karşı olup, saptırdığı laik kavramını devam ettirebilmek için, Atatürkçülüğü herkesten çok kendilerinde göstermek ve kimseye kaptırmak istemeyenlere derim ki; Atatürk, halkının şenlenmesi ve refahı için neler düşünmüş, neler yapmış?..
O yönlerini de bir öğrenseniz. Onun asıl o düşünce yolundan da gidebilseniz…
Öğrenmek, bir yana duymak bile istemezler!..
Çünkü onlar içten değil, kendi emellerine yaklaşmak için Atatürkçülüğü dillerine pelesenk ederler...
Çocuğun, verilemeyecek, olmayacak, isteği yerine getirilmeyince feryadı figan edip ağladığı, tepindiği etrafa zarar bile verdiği gibi!..
Olumsuzluk içinde bağrışır, çağrışır, kargaşa meydana getirirlerdi...
***
Bu yazıyı yazıp gazeteye göndereceğim cumartesi saat 12’ye kadar TV görüntülerinde sadece kortej yürüyüşleri, Taksim alanını dolduranların halay sekmeleri görünmekte.
İnşallah böyle gider 60’lı yıllardan bu yana olanların aksine. Bir nevi festival eğlence ve neşesi içinde geçer, siyasi konuşmalar tehdit sloganları bile yer almaz
Aslında bu şekil toplanmanın da bir Bayram niteliğini alacağı ve olacağı düşüncesine girememekteyim.
Çünkü “Bayram” kelimesi herkesin dostluk içinde giyim kuşamlarını millileştirip eğlence coşkusu içinde geçirilecek bir gün olmalı. Miting şeklini almamalı.
Nitekim 27 Mayıs ihtilalına kadar ne güzel bayram havası içinde geçerdi.
***
Bizlerin yani otuzlu yılların çocukları, talebeleri...
Annelerinin soğan kabuğu ile kırmızılaştırdığı yumurta, bu gün yufka denilen şebit ekmeği, keş peyniri olan çıkıyı alıp arkadaşlarıyla kırlara gidip eğlendikleri...
Memur, resmi dairede işçi ve arzu eden ailelerin kırsal kesimlere gidip, yapamayacakları hıdrellez yerine bahar eğlencesini tattıkları...
İlköğretim, orta hatta lise öğretmenlerinin, öğrencilerini kumanyaları ile kırlara götürdükleri...
Gün olan 1 Mayıs’taki Bahar Bayramı...
Kardeşlik dostluk eğlence içinde geçen ne güzel günlerdi o günler...
Böylece -sadece işçiler değil- bütün öğrenciler ve memurlar aileleri ile kırlara, bahçeli yerlere giderek piknik yaparlar çocuklar salıncaklarda sallanırken büyükler voleybol vb. oyunlarına girerdi.
***
60 ihtilalının birçok şeyi kaybettirdiği gibi, Bahar kelimesini bile kaldırıp yerine İşçi bayramının kutlanması olarak başlattırdığı günlerden beri!...
İşçiler ve Memurlar, hatta bazı öğretmen teşekkülleri bile maalesef o gün ideolojiyi ön plana almış, sendika veya birliğin arkasında hak aramak, özgür yaşamak konulu miting, gösteri yürüyüşüne katıldıkları için…
Ailelerini, öğrencilerini, kırlara götürmeye vakit bulamıyordu herhalde!..
Çocuklar, o soğanla kırmızılaştırılmış yumurta ve keş peyniri bırakın, yemyeşil çayırlıklı kırları bile bulamıyor, gidip oynaşamıyorlardı!
Hele başka bir ihtilal de o günün tatilini kaldırıvermişti ya o da ayrı!
***
Geçtiğimiz yıllarda, bizde ki ve dünyadaki kutlamaları medya ve internette görmüşüzdür.
Dünyada, hatta Moskova’da ki kutlamalar bile birlik beraberlik gösterisi içinde görülürken bizde ki görüntüler...
Yaptıkları provokasyonlarla kalmayıp 34 insan ölüsünü kamyonlara üst üste yığılmasına sebep olduklarını...
Kadıköy de yaptıkları gibi ortalığı talan ve ziyan yanında Polisi ayaklar altına alıp çiğnemelerini, hınçlarını alamayanların refüjlerde ki çiçeklerini bile sopalamalarını...
İnsan hakları adı altında kendilerinin istediği ideolojiyi yerleştirmek isteyenlerin kırmızı bayrak, Apo posterlerini taşıyarak yakışıksız işlemleri...
Etrafa ziyan, polise taş ve sopa ile saldırmalar...
***
Elbette işçi hakları ve özgürlüğü istemek, hükümet icraatını, yanlış olabilen kanunları tenkit etmek hakkınız.
Hakkınız ama neden bunu illa ki Bahar ve İşçi Bayramı olan, arzu edilen kardeşlik içinde kırlara çıkıp eğleneceğimiz veya dünyada ve bizde de çok yerde yapıldığı gibi…
Kol kola caddelerde neşeli bir hava içinde yürümek yerine…
Direnişler içinde ideolojik hareketlere, kanunsuz işlemlere ve tahribata sebebiyet vermek olmamalı.
Yılın herhangi bir gününde defalarca miting yapabilirsiniz. İlla ki 1 Mayıs gününü beklemek gerekmez.
***
1 Mayıs, bazı kuruluş, sendika ve siyasi parti temsilcilerinin...
İşçilerin yanında işçi olamayan, çocukları öğrencileri ve diğer başka yerlerin mensuplarını toplayarak...
Kargaşa meydana getirip, huzursuzluğa sebebiyet verebilmek için kullanılmak istenen ve beklenen gün olmasına son vermeliyiz artık.
İnşallah bu sefer böyle olur. 1 Mayıs... “Bahar Bayramı, İşçi Bayramı kutlaması veya işçilerin uluslararası birlik ve dayanışma günü” olarak devam eder.
***
Sağlık ve esenlik içinde sevdiklerinizle yaşam dileğimle…
Bu yazı toplam 3739 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.